Ryse: Son of Rome

Ryse Cover

Crytek tarafından yapımına başlandığında Kinect için geliştirilen ancak sonradan rotasını Xbox One’a çeviren Ryse: Son of Rome yeni nesilde Xbox One’ın sağlam Exclusive oyunları arasında bulunuyor. Yapımcı firmasını adından oldukça söz ettiren Crysis serisinden ve Cevat Yerli’den tanıdığımız Crytek konsollara ilk kez yeni bir IP geliştiriyor. Oyun sonradan PC’ye çıkmış olsa da Ryse konsollar arasında sadece Xbox One’da oynanabiliyor.

Oyunun senaryosu Marius Titus adındaki Romalı generalimiz etrafında dönüyor. Daha küçük bir çocukken ailesinin barbarlar tarafından öldürülmesini izleyen Marius intikam almak için Roma ordusuna katılıyor ve hızla rütbe atlayarak general pozisyonuna kadar geliyor. Babası gibi güçlü bir asker olan Marius’un ailesinin intikamını almak sizin elinizde.

Ryse: Son of Rome

Oyunda ana karakterimizi kontrol ederken aynı zamanda Kinect’in sesli komutları ile de bölüğümüzdeki askerlere emir verebiliyoruz. Oyunda savaş sistemi Quick Time Event (Ekranda görünün tuşa doğru zamanda basma) ağırlıklı gibi gözükse de QTE sadece kolay zorluk seviyelerinde görünür oluyor ve en üst zorluk seviyesinden tamamen ortadan kalkıyor, yani bu kombolar için bir nevi eğitim modu gibi oluyor. Ryse ile SmartGlass uygulaması da bütünleştiren Crytek oyunda kendimizin ve arkadaşlarımızın ilerlemelerini takip etmek oldukça kolay ve anlaşılır arayüzler hazırlamış.

Crytek’in büyümesinde ve dünya genelinde üne sahip olmasında büyük katkısı olan Crysis serisinde oyuncular hep aynı dertten yakınıyordu, hikayenin iyi yansıtılamaması. Gördüğümüz kadarıyla Crytek bu sorununun üstesinden gelmiş ve Ryse ile oyunculara güzel bir intikam hikayesi sunmuş. Ancak hikayenin sürükleyici olması ve tek kişilik modun çok uzun yapılmamış olması 5-6 saat içinde hikayenin sonuna gelmenize sebep olabiliyor.

ryse-sahil

Hikaye gereği bir çok farklı çevre ve mekanda oynadığımız Ryse bu açıdan oldukça doyurucu. Üstelik Crytek’in ünlü CryEngine oyun moturunun gücü ve Xbox One’ın gücü ile birlikte çevre tasarımları harika gözüküyor. Oyuna Roma’da başlayıp farklı yerlere giderken kendimizi kalelerde, ormanlarda, sahillerde ve barbar kamplarında savaşırken buluyoruz. Kent ve kalelerin tasarımlarına olukça özen gösterilmiş, zira Roma döneminden kalma bir çok önemli yapıyı oyunda sapasağlam ayakta görmek mümkün. Karakter tasarımı ve animasyonlarda da kalitenin yine üst seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz.

Bir çok açıdan kaliteli bir yapım olan Ryse’ın tek sıkıntısı çeşitliliğin az olması ve bazı şeylerin tekrar etmesi. Düşmanlarımız hafif, ağır ve boss olmak üzere sınıflandırılmış ve her sınıfta çok az sayıda düşman tipi var. Bu da oyun boyunca benzer düşmanlarla karşılaşacağınız ve düşmanlarınızı benzer tekniklerle öldürebileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca silah olarak sadece kılıç kalkan ikilisi ve mızrak sunulması da saldırı yeteneklerimizi sınırlıyor. Ancak komboların ve bitiriş vuruşlarının oyuna kattığı eğlence bu açığı biraz da olsa bastırıyor ve kendinizi kaptırınca bunların fazla önemi kalmıyor.

ryse-coop

Komboların havada uçuştuğu Hack ‘n Slash tarzı bir oyunda herkesin aklına gelecek ilk sorulardan biri de karakter güçlendirmeleri ve bunun oynanışa etkisi olacaktır. Ryse’da karakterinizi farklı kategorilerde geliştirme imkanınız olsa da bunlar hep pasif güçlendirmeler olarak belirlenmiş. Yani karakterinizin canını, vuruş gücünü, kazandığı tecrübeyi arttırabilirsiniz ancak dövüş esnasında aktif olarak kullanacağınız bir yetenek ekleyemezsiniz.

Oyunun çoklu oyuncu modlarının hikaye moduna göre daha dinamik olduğu ve çeşitlilik içerdiği söylenebilir. Çoklu oyuncu modu için seviyenize göre karakterinizine kask, zırh, kalkan, kılıç ve benzeri yeni eşyalar almanız mümkün. Bir arkadaşınızla co-op modunda ünlü Collesium’da barbarlara karşı savaşırken değişen çevre ve görevler bu moda olan ilginizi canlı tutmaya yetiyor.